ebeda

Sonu Olmayan Bir Yolda Birlikte Yürüyenlerin Sitesi
AnasayfaAnasayfa    Radyo  SSSSSS  AramaArama  Giriş yap  Kayıt OlKayıt Ol  
Son Konular
Konu Son Yazan GöndermeTarihi
Çarş. Kas. 15 2017, 21:26
Salı Kas. 14 2017, 03:24
Salı Kas. 14 2017, 01:22
Salı Kas. 14 2017, 01:10
C.tesi Kas. 11 2017, 04:59
C.tesi Kas. 11 2017, 04:22
C.tesi Kas. 11 2017, 04:20
C.tesi Kas. 11 2017, 04:18
C.tesi Kas. 11 2017, 04:15
Çarş. Ekim 25 2017, 15:02
Salı Ekim 17 2017, 03:48
Salı Ekim 17 2017, 03:44
Salı Ekim 17 2017, 03:36
Salı Ekim 17 2017, 03:34
Salı Ekim 17 2017, 03:33

Paylaş | 
 

 El işte gönül ALLAH"ta

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Cennet Çiçeği
Özel Üye
Özel Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 5244
Kayıt tarihi : 02/08/10
Yaş : 46

MesajKonu: El işte gönül ALLAH"ta   Cuma Ara. 28 2012, 18:40

EL İŞTE, GÖNÜL ALLAH'TA

Önce şunu belirtelim: Halkın içinde Hak ile olma prensibi, Kur'an ve Sünnet'te öğretilen bir vazifedir. ALLAH Dostu Kâmil Müminlerin sıfatıdır. Gerçek akıl sahiplerinin ahlâkıdır. Erkek-kadın her Mümin bu edebe davetlidir. Çünkü İlâhi sevgi ve dostluk Onda gizlidir.
Rasulullah s.a.v. Efendimiz önümüze şu ölçüyü koymuştur:
"Bir kimse ALLAH katında ne kadar sevildiğini ve kıymeti olduğunu bilmek istiyorsa, kendisinin Yüce ALLAH'ı ne kadar zikrettiğine ve O'nu nasıl yücelttiğine baksın. ALLAH kulunu kalbindeki vaziyete göre değerlendirir." (Hakim, Ebu Ya'lâ, Beyhakî)
Yüce ALLAH kalbi uyanık Kullarını bizlere şöyle övüyor:"Onlar öyle erlerdir ki, herhangi bir ticaret ve alışveriş kendilerini ALLAH'ı zikretmekten, namazı kılmaktan ve zekâtı vermekten alıkoymaz." (Nur, 37)
Rabbimiz hepimizden şunu bekliyor:
"Ey iman edenler! ALLAH'ı çokça zikredin. Onu sabah akşam tesbih edin. Böyle yapmaya devam ederseniz, karanlıklardan nura çıkmanız için ALLAH size rahmet eder, melekler sizin için istiğfar eder. ALLAH müminlere çok merhamet edicidir." (Ahzap, 41-43)
Şu adinin bayağısı olan dünyayı hep hakir gör,geçici olduğunu aklından çıkarma..ALLAH c.c katında olanın daha hayırlı ve daha kalıcı olduğunu unutma..İmâm-ı A'zam
ALLAH DOSTLARI........
ALLAH dostları, ALLAH'ın boyası ile boyanmış kimselerdir. Bu büyükler Yüce ALLAH'a nasıl dost olunacağını bir ömür boyu yaşantıları ile göstermişlerdir. Bu dostluklarını Kur'an ve Sünnet'e uyarak yapmışlardır. Böylece İslâm'ı hakkıyla yaşayıp, bir hayat tarzı olarak insanlığa sunmuşlardır.
Kur'an ve Sünnet'e uymayan bütün söz, davranış, yaşayış ve halleri boş ve batıl görmüşlerdir. Bütün tasavvuf büyüklerinin bağlılarından istediği ilk şey, sağlam bir iman ve güzel bir tevbeden sonra, dini Sünnet'e uygun yaşamalarıdır.
Bu halleriyle sufiler, İslâm aleminde bid'atların, yanlış ve bozuk inançların önünü kesmişlerdir. İnsanları ALLAH ve Peygamber sevgisi etrafında toplamışlardır. Yaşadıkları her devirde, ibadet neşesini, Peygamber aşkını, Kur'an sevgisini, edep, hürmet ve halka hizmet anlayışını yeniden canlandırmışlardır.
Ebu'l-Hasen en-Nedvî rh.a., ALLAH dostları için şunları söylüyor: "Şüphesiz, bu ümmetin içinde ALLAH'ın nuruyla kalplerini arındırmış, nefislerini terbiye etmiş kâmil insanlar olmasaydı, müslümanlar, iman ve ruh bakımından çoktan çökerdi.
Onlar olmasaydı, Hz.Peygamber s.a.v.'in gönderiliş gayesi olan kalp temizliği ve nefis terbiyesi gerçekleşmezdi. Bu hedeften uzaklaşan İslâm ülkelerine bakınız. Korkunç bir uçurumla burun buruna geleceksiniz. Bu uçurumu ne ilimde derinleşme, ne zekâ üstünlüğü, ne de edebiyat zenginliği doldurabilir. Bu durum, devası olmayan ruhi ve ahlâki bir buhrandır. Çözümü hiç de kolay olmayan toplumsal bir meseledir.
Zira o buhranda insanlar, madde ve malın kurbanı, toplumsal hastalıkların müptelasıdır. Gerek dinî, gerekse milli kültür almış olan aydınlar, makam-mansıp kurbanı, riya, benlik, yükselme aşkı, iki yüzlülük, yağcılık, madde ve kuvvet karşısında eğilmek gibi hastalıklarla karşı karşıyadır.
Politik ve toplumsal hareketler, ihtirasların çarpışması, nefis terbiyesinin yokluğu ve zayıf lider kadrosu yüzünden, bir kör dövüşü halindedir. Kurumlar, ihtilaf ve ayrılıkların hüküm sürmesi, sorumluluk duygusunun yok denecek kadar kıt oluşu, sırf madde ve maaş artışı düşünceleri yüzünden laçkadır.
Alimler ve din adamları gösterişe fazlaca düşkün olmaları, fakir düşme endişesi, üst tabakanın ve insanların gazabından korkmaları, rahat ve konforlu bir hayata fazlasıyla alışkın olmaları sebebiyle, irşad ve ıslahta cılız kalmakta, vazifelerini yapamamaktadırlar.
Evet, ruhi ve ahlâki buhranın olduğu yerlerde durum budur. Bütün bunların devası ise, Kur'an'ın emrettiği ve Hz.Peygamber s.a.v.'in gerçekleştirmek üzere gönderildiği, iç temizliği, nefis ıslahı, yani insan terbiyesidir. Bu terbiyeyi verecek olanlar da, hiç şüphesiz, kendileri terbiye olmuş kâmil insanlardır."
ZOR GÜNLERİN ÜMİT KAYNAKLARI
ALLAH dostları en bunalımlı dönemlerde bile ümit kaynağı olmuşlardır. Onlar, Yüce ALLAH'a güvenerek üstlendikleri ıslah ve irşad işinde hiçbir zaman ümitsizliğe düşmemişlerdir. Tek başlarına bir beldeye gidip aşk, ihlâs, edep ve takva ile orayı ihya etmişlerdir.
İnsanlar hayır ve güzellik adına her şey bitti diye düşünürken, onlar her şeye yeniden başlamışlardır. ALLAH'ın izniyle ölü kalpleri diriltmişler, yeniden bir insanlık inşa etmişlerdir. Bunu bir örnekle anlatalım: Moğollar, Harzemşah devletini istila edip, her tarafa dehşet ve korku salmışlardı.
Bu durum karşısında bütün İslâm alemini öldürücü bir ümitsizlik bulutu kaplamıştı. Artık halkta Moğolları mağlup etmenin imkansız olduğu kanaati uyanmıştı. O kadar ki, ?Moğollar bozguna uğradı denilirse inanma!' sözü, bir deyim olarak dilden dile dolaşmaya başlamıştı. Fakat bu durum ALLAH dostlarını asla ümitsizliğe itmedi.
Ümit ve inançla vazife ve cihadlarına devam ettiler. Toplumun yeniden kendine gelmesine, özgüvenini kazanmasına vesile oldular. İrşadları öyle etkiliydi ki, bazı Moğol hanları bile müslüman oldular. Benzeri bir olay Hindistan'da da yaşandı. Burada Ekber Şah yönetimi açıkça İslâm düşmanlığı yapıyordu.
Etrafında da onu bu zulüm ve haksız işlerinde destekleyen son derece zeki bir ekibi vardı. Diğer taraftan, görünürde bu durumla baş edebilecek hiçbir hareket yoktu. Şartların iyiye gideceğine dair bir ipucu görünmüyordu.
İşte böyle bir zamanda Cenab-ı Hak, sevdiği kullarından birini halkı ıslah ve dini hayatı ihya etmek için hazırladı. Bu ALLAH dostu, tek başına, Peygamberî ahlâkın gerektirdiği hikmet ve öğüt ile insanları irşada başladı. Sonuçta işbaşına gelen her hükümdar bir öncekinden daha iyi olmaya başladı.
Nihayet, İslâm tarihinde eşine az rastlanan, dinî gayret sahibi, faziletli bir zat Evrengzip Han hükümdar oldu. Bu sessiz-sedasız değişimin önderi, Nakşî Müceddidî tasavvuf kolunun mürşidi, İmam Rabbanî k.s. idi. Tarihin gerçek sufilerde şahit olduğu güzellikler sadece bunlar değildir. Onların daha pek çok saklı güzellikleri vardır.
Bütün kötülemelere ve kasıtlı olarak ortaya atılan kötü örneklere rağmen, bu güzellikler her devirde vardı ve var olmaya devam edecek. Evet; ALLAH dostları, bütün müminleri samimi olarak sevmişlerdir. Onlar için her şeylerini feda etmişlerdir. Buna karşılık olarak müminler de hiç görmemiş olsalar bile onları sevmiştir.
Gönüllerdeki bu sevgi, Yüce ALLAH'ın sevdiklerine bir ikramıdır. Kısaca, ALLAH aşkını biricik hedef edinen ALLAH dostları, tarih boyunca insanlığın yolunu ve gönlünü aydınlatan güneş olmuşlardır. Onlarsız bir tarihin sayfaları, karanlık, nursuz ve soğuktur. Dün öyleydi, bugün ve yarın da öyle olacak.
Dinimizin asıl hedefine gelince, Hak rızası için halka hizmet etmek esastır. Bütün Peygamberlerin asıl vazifesi budur. Bu da ancak halkın içine girmekle mümkün olmaktadır. Fakat bu iş usulüne göre olursa faydalı olur. Yoksa, insan gaflete düşer, farzları zayi eder, harama bulaşır, zarar görür.
GAVS-I SANİ HZ'Leri Şöyle buyurdu;
"Bu asırda en kıymetli Salih amel insanları cehennemden kurtarmaktır."
Rabbim dostlarından ayırmasın...amiin..
Bilal Maruf Şimay

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
MaVi_GüL
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 16657
Kayıt tarihi : 03/07/08

MesajKonu: Geri: El işte gönül ALLAH"ta   C.tesi Ara. 29 2012, 01:16

çiçek6 Allah razı olsun çiçek6
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
El işte gönül ALLAH"ta
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Günlük....

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ebeda :: İslami Konular :: Genel İslami Konular-
Buraya geçin: