ebeda

Sonu Olmayan Bir Yolda Birlikte Yürüyenlerin Sitesi
AnasayfaAnasayfa    Radyo  SSSSSS  AramaArama  Giriş yap  Kayıt OlKayıt Ol  
Son Konular
Konu Son Yazan GöndermeTarihi
Çarş. Kas. 15 2017, 21:26
Salı Kas. 14 2017, 03:24
Salı Kas. 14 2017, 01:22
Salı Kas. 14 2017, 01:10
C.tesi Kas. 11 2017, 04:59
C.tesi Kas. 11 2017, 04:22
C.tesi Kas. 11 2017, 04:20
C.tesi Kas. 11 2017, 04:18
C.tesi Kas. 11 2017, 04:15
Çarş. Ekim 25 2017, 15:02
Salı Ekim 17 2017, 03:48
Salı Ekim 17 2017, 03:44
Salı Ekim 17 2017, 03:36
Salı Ekim 17 2017, 03:34
Salı Ekim 17 2017, 03:33

Paylaş | 
 

 Cemal Gülleri Celal Bahçesinde Yetişir

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Menekşe
Özel Üye
Özel Üye


Mesaj Sayısı : 2555
Kayıt tarihi : 30/08/10

MesajKonu: Cemal Gülleri Celal Bahçesinde Yetişir   Çarş. Haz. 05 2013, 21:49

Cemal Gülleri Celal Bahçesinde Yetişir

Cemal sahibi ALLAH Dostlarını geniş kesimler seviyor. Değişik meşrep ve hayat anlayışındaki insanların ortak paydası onlar. Simalarından yayılan nur; pervaneleri çeken ışık misali cezbediyor insanları…

Cemal Nuru nasıl bir şey? Niçin o zatlar bu derece seviliyor kucaklanıyor? Onları bu ilgi ve sevgiye layık kılan olgu ne? Ne yaptılar neyi başardılar ki böyle bir lutf-u ilahiye mazhar oldular?

Celal konusunda yaptığımız gibi bu haftada Cemal Ehlinin halleri üzerine eğilip birlikte tefekkür edelim.

Cemal deyince akla Medine-i Münevvere gelir kuşkusuz. Mekke dört bir yanı yüksek dağlarla çevrili bir vadide. Medine açık genelde düzlük. Mekke’nin etrafı şakır şakır kaya. Medine’de verimli arazi ve tarım alanı çok yeşili de suyu da bol. Mekke kavurucu derecede sıcak. Yağmur az düşüyor. Medine mutedil hatta serin bazen ve de yağmurlu…

Cemal Ehlinin birinci vasfı; denge ve itidal. Medine iklimi gibi dingin doygun. Kanaate ve rızaya ermişler. Celal Ehli gibi yakıcı değiller. Bunalana serinlik susamışa su derinlik ve genişlik isteyene son derece derin ve geniş onlar. Ummanlar gibi engin gönülleri.

Bunu nasıl elde ettiler?..

Medine hayatı ne zaman başladı? Mekke’den sonra. Mekke nasıl geçti? İşkence açlık baskı korku dışlanma ambargo ve tehdit!.. Yani oldukça sert Celal etkisine muhatap oldu ilk müminler ve Evrenin Özü Efendimiz (s.a.v).. O yakıcı etkiden sonra geldi Medine ferahlığı. Mekke işkencesine sabrın tevekkülün ödülü Medine.

Şu halde Cemal Ehli zatlar önce Celal Ehli bir zattan sert ve yoğun etki alanlardır diye düşünmek mümkün. O etkiye sabreden onu yaşarken tevekkül eden olanı Haktan bilenlerdir onlar. Zaten öyle olmasalar cemal yansıtamazlardı. Bunu önce uzaydan bir örnekle sonra evliyaullahtan misallerle pekiştirelim.

Dünyanın uydusu ay ışığı nereden alıyor? Güneşten. Güneş; Nar! Nardan aldığını bize Nur olarak yansıtıyor ay. Ayı besleyen; güneş! Güneşin sertliği ve yakıcılığı bize ayın lahûti feneri olarak yansıyor.

Güneşe çıplak gözle bakmak mümkün değil; aya bakanlar şiirler yazıyor besteler yapıyor… Mehtabı seyre çıkanlar suda çırpınan yakamozlarla dile döküyor yüreklerinde titreyen aşkı! Güneşten Celal alan ay; Cemal mehtabını yansıtıyor kararan coğrafyalara..

Hz. Mevlana’yı Mevlana yapan kim? Hz.Şems. Nasıl biri Şems? Sert ve de oldukça Celalli. Başta tekke dervişleri olmak üzere Konya halkı sevmiyor Şems’i. Ayrı bir boyutta yaşıyor Şems. Avamın anlaması narında nur görmesi imkansız. O ateşe Mevlana kenetleniyor pervane olup; yak beni yak sinemi yak gönlümü al benden beni diyerek yörüngesinde turluyor.

Kalabalıkların adamı değil Şems. Yalnız ve de gizemli. Geceler boyu aşkın kutlu iksirini gönül kadehinden sunuyor Mevlana’ya… Yıllarca yakıyor eritiyor Hoca AlimVaiz unvanlarıyla kilitlenmiş benliğini. Neler yapmıyor ki? Tutunduğu ne varsa yere çalıyor. Belki canı çok yanıyor ama ne avam gibi ne de dervişler gibi kaçmıyor Mevlana. Şems’in Celali ile kızgın güneşte kiremitler misali pişiyor başaklar misali sararıyor meyveler misali olgunlaşıyor!..

Asırlardır Cemal saçıyor Mevlana. Dünya Mevlana’yı konuşuyor. Her dinden her görüşten insan türbesine koşuyor eserlerine akıyor…

Ya Celal yansıtan Şems? Ya hakiki usta? O yapayalnız!..

Mevlana türbesini milyonlar ziyaret ederken Şems’in türbesine tek- tük uğruyor insanlar. Mevlana’nın binlerce mısrasına karşı Şems’ten ne eser kaldı çoğu kimse bilmiyor!.. Şems fırınından çıkan Mevlana ekmeği ile gıdalananlar ne fırını ne ustayı merak ediyor ne de şükran duymak geliyor akıllarına.

Yunus’un durumu farklı mı? Taptuk onlarca öğrenciye dersler verip sohbetler ederken onu halkaya yanaştırmıyor bile. “ Git sen odun taşı ” diyor her seferinde. Oduncu Yunus’a çıkıyor adı.

Dile kolay tam 40 yıl odun taşıyor. Nefsine ait eğrilikleri benlik dağından kese kese Taptuk ocağında yakıyor Yunus. Yanış kemale erince de sefer eyliyor uzak illere. Yunus şiirlerinden Cemal nehri çağlıyor çoraklaşan gönüllere.

Muhtelif yerlerde kabirleri var Yunus’un! Yüzlerce şiiri onlarca ilahisi dillerde. Üzerine tezler yazılıyor konferanslar veriliyor! Ya Taptuk ?.. Taptuk’u hatırlayan var mı? Bir tek cümlesini bilen var mı? Mezarı nerede acaba? Yunus Cemalinin Taptuk Celalinin eseri olduğunu Yunus’u aşıklarından kaçı biliyor?!..

Şöyle bir soru gelebilir akla:

“ Büyük mutasavvıflar Celal ehli rehberlerinden aldı Cemali. Ya rehberi bilinmeyenler? Onlar nereden aldı? İlla rehberden mi yansır? Cemal başka türlü de oluşamaz mı?..”

Elbette oluşur. Üveys El Karani’yi düşünün. Bilinen bir rehberi mürşidi yok. Rasülullah’a aşk ile bağlı. Nereden aldı etkiyi? Yatalak annesine sabretmesi az şey mi?

Hastalık ve çileden yansıyan da Celal değil mi?

Rabiatül Adeviyye’nin yalnızlık ve fakirlikle imtihanı Celal değilse ne?

Yusuf’un Cemali; hıyanet eden kardeşlerden kaynayan Celalle tetiklenmedi mi?

Musa Firavun zulmüyle tutuşan etki ile Tura yürümedi mi?

Meryem bühtana dışlanmaya uğrayarak büyütmedi mi İsa Cemalini?..


Anlaşıldı değil mi?.. Cemal gülleri; Celal bahçesinde yetişirmiş.

Şiirler okuruz. “ Şair ne de güzel yazmış” deriz. Çoğumuzun aklına gelmez kim bilir hangi ayrılık yada ihanetin ürünü o dizeler? Biz zevkle okurken belki de şair gözyaşlarını akıtıyordu mısralara…

Yanık türkülerle dalarız uzaklara. “Çökertme” yi dinlerken alıkonulan genç bir gelin “ Ah bir ataş ver ” dinlerken vatan sağ olsun diyerek ölüme giden denizciler kaçımızın aklına gelir?..

İstiklal Marşı ile coşarız. Ama Akif ağlar… Ağlayarak şöyle der sevenlerine: “ ALLAH bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdıracak günler göstermesin! ”

Celali bir parça anladık Cemali az da olsa kavradık. Onun Esmai Hüsnasını layıkıyla kavramaya idrak etmeye imkan mı var?!
Cemal Nuru; Vedud esmasından taşan aşk ile gönülleri coştururken Celal Narı ile pişiyor arınıyor insan.

Hüner nerede mi?
Hüner; Celali de Cemal kadar sevebilmekte.
Selam olsun Cemal- Celal vahdetini fark edebilenlere!..


Mehmed Doğramacı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
MaVi_GüL
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 16657
Kayıt tarihi : 03/07/08

MesajKonu: Geri: Cemal Gülleri Celal Bahçesinde Yetişir   Perş. Haz. 06 2013, 02:06

çiçek7 Allah razı olsun çiçek7
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Nur_Sultan
Moderator
avatar

Mesaj Sayısı : 3652
Kayıt tarihi : 21/09/08
Yaş : 49

MesajKonu: Geri: Cemal Gülleri Celal Bahçesinde Yetişir   Perş. Haz. 06 2013, 09:44

Hüner nerede mi?
Hüner; Celali de Cemal kadar sevebilmekte.
Selam olsun Cemal- Celal vahdetini fark e
debilenlere!..



ALLAH c.c razı olsun gülüm çok hosuma gitti wline emeğine sağlık.


çiçek5 Allah razı olsun çiçek5
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Cemal Gülleri Celal Bahçesinde Yetişir   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Cemal Gülleri Celal Bahçesinde Yetişir
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Bahçeden Bardağa

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ebeda :: İslami Konular :: Genel İslami Konular-
Buraya geçin: